Site İçi Arama
Kategoriler
Sarman´ın Tavsiyeleri

Saat gece yarısını geçmiş… Paspas’la ben, iki kedi, ikisi de zırdeli, başladık Perili Ev’in yanında yaşayan Dük’ü kızdırmaya. Kulübesine bağlı zincir hareketini sınırlıyor, bize de dalga geçmek için fırsat doğuyor. Suratı kızardıkça kızardı, ondan sonra açtı ağzını yumdu gözünü, başladı aralıksız havlamaya.

Tosun

 

Birkaç evin ışığı yanınca bize ikilemek düştü; çünkü yukarıdan daha önce çook tanımlanamayan yabancı cisim düştü. Neşeyle kaçıyorduk, ama o ne? Biz UFO beklerken, üzerimize karanlık devasa bir gölge düştü. Ben derim yaban domuzu; Paspas diyor Gergedan. Zıp! Anında saklandık gölgelerin arasına. Bu cüsseli, korkunç yaratık çıksın diye sokak lambasının ışığına.

 

Ne görelim, o hantal gölge bir kediymiş… Meğer Tosun isimli kedi obezmiş. İnsanları anladık da olur mu hiç sokak kedisinin obezi? Nasıl silahlı kanun adamları obez olamazsa, sokak kedisine de yakışmaz hiç. Biri hırsızı katili tutamaz, diğeri kuşu fareyi. Çöp kutusuna bile tırmanamaz. Madem insanlardan geçmiş bu hastalık kedilere, ben de düştüm bu illetin peşine. Çok sordum, çok gördüm, öğrendiklerimi size anlatayım diye. Mahalleli kedileri korumaya aldım bile.

Obezite hastalığı önceleri Amerika’da başlayıp, tüm dünyaya yayılmış. Hiç durur mu Türkiye’ye de bulaşmış. Nüfus içinde obez oranı 2011 rakamlarıyla %36’ymış. Kadınlarda %44’e ulaşmış. Yani neredeyse her iki kadından biri aşırı kilolu sınıfındaymış. Neyi yanlış yapıyorlar araştırdım, hareketsizliği bir kenara bırakıp, diğer bulduklarımı sizinle paylaştım. Aşağıdakileri okurken, normal bir erkeğin günlük kalori ihtiyacının yaklaşık 2.250 – 2.500 olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Kadınınki daha da az.

 

Mert Besinler / Light Besinler: Sarman sistemiyle besinleri ikiye ayırabiliriz: Mert besinler, Light Besinler. Mert besinlerin içi dışı birdir. Gözünün içine bakar ve “Götür beni, göbeğin olayım senin,” der. İlk aklınıza gelen örnekler, tahminen sizin için de tehlikelidir. Zaten bunlara dayanamıyorsanız, bilgisizlik değil, irade sorununuz var demektir. Onu Sarman’dan beklemeyin, hiç değilse aşağıdakileri bilin.

 

Tahrik gücü yüksek sabah bombaları: İnsanlar eski usul kahvaltıyı bırakmışlar, iş yolunda ağızlarına bir şeyler tıkmaya başlamışlar. Hani poğaçalar, açmalar, küçük ya, lezzetli ya, ucuz ya, onlar da bunları mideye indirince hafif yediğini sanıyor. Hem doymuyor, hem de yediği poğaçanın yaklaşık yarısı kadar margarin yutuyor. Bir poğaça 200 kalori. Yani, sabah atıştırdığınız iki poğaçanın toplam değeri, tavuk suyu çorba + mantarlı et soteye denk geliyor.

 

 

Milli yemek; pilav: Bu diyarın insanı, yemekte pilav olmadı mı, kendini aç hissediyor. Çok hafif olduğuna inanıp, çalakaşık girişiyor. Peki, Türk işi pirinç pilavının enerji barajını yıkacak kadar kalorili olduğunu söylesem… Bir tabağında 400–500 kalori var. Yani iki porsiyon aşure yeseniz daha az kalori alırsınız. Asıl sorun Türklerin pilavı pişiriş şeklinde, Çinlilerinkini aşağılayarak “lapa” demeseniz, bol yağla, hatta tereyağıyla pişirmeseniz, belki göbeği biraz indirirsiniz.


Light Mayt derken Hamurabi olmayın: Her gördüğün “light”ı az kalorili mi sandın? Mesela McDonald’s’ın “hafif & aktif” menüsünden Tavuk Izgaralı Sandviç seçtin diyelim. Tabii yumuşacık ekmek kesmiyor, iki taneyle anca doyuluyor. Yanına patates veya cola bile eklemeden 800 kalori aldın bile. İki Big Mac 960 kalori, e neresi hafif diğerinin peki? Bilgi olsun diye, Burger King’den iki Double Whopper 2.150 kalori yapıyor, yani bunun yanında Alp bile light kalıyor.

Light bisküvi ve keklere de heveslenmeyin. Bunların aslı o kadar kalorili ki, dilediğin kadar light yap, deniz yatağı gibi şişiriyor. En enerjiklerden Biskrem’in 100gr’ında 495 kalori varken, üzerinde “Yağı %75 azaltılmış” yazan Altınbaşak 384 kalori. Yani küçük boy iki paket Altınbaşak yediğinizde –ki bu kadarla hiçbir sağlıklı Türk erkeği doymaz– bir porsiyon bolonez soslu makarnadan fazla kalori alıyorsunuz. Siz iyisi mi bisküvilerden uzak durun.

Gel seninle kebap olalım! Az önce McDonalds’ı eleştirdik ama bir açıdan da hakkını verelim. Ürünlerin kalori değerlerine, dükkândayken bile kolayca ulaşıyorsunuz. Siz hangi kebapçıda kalori değeri gördünüz? İddia ederim! Vejetaryen olmayan bir Türk, lahmacun yemeden 1 ay duramaz. Fiyatı ucuz diye, kendisini de hafif sanıyor, göreceli olarak “light” kategorisine sokuyor. Kimse bir taneyle yetinmiyor. Fakat öyle çok yağ var ki içinde, neredeyse teki, bir porsiyon kebaba yaklaşıyor. Yani kalori olarak, hamburgerle birlikte uçan daire sınıfında yer alıyor. Elbet lahmacununuzla aranıza kimse giremez, fakat yağını yordamını bilin de öyle indirin mideye.

 

 

Büyük yalan; açık büfe salata: Özellikle hayat boyu rejim yapan kadınların rağbet ettiği salata barlar, aslında büyük bir kandırmaca. Biraz yeşillik, biraz maydanoz derken, azıcık Rus Salatası, İtalyan salatası, yağlı peynirler… İşler karışıyor. Bir seferde tabağınıza sığdırabilecek kadar alabildiğinizden, icat edilen istifleme ve kızarmış ekmeklerle destekleme teknikleri, inşaat mühendislerine parmak ısırtıyor. Salata, 50 kalori sınırından 350’lere çıkarken, bunu yiyen de kendini kandırıyor.

 

Tiryaki reçel mi içer? Türkler çayı sever. Kimileri ince bellilerle günde 10 bardak içer. Çaya 4 şeker atan var. Yani, günde 40 tas has hoşaf gibi, 40 küp has şeker yutan var. Bir kesme şeker 20 kalori. Basit hesapla bu adam, sadece çay içerken günde 800 kalori alıyor. Her gün iki porsiyon baklava yer gibi çay içiyor.

 

 

Türkler kahveyi de sever. Eskiden Türk kahvesine şeker atanlarla dalga geçer, “talebe kahvesi” derlerdi. Şimdi şık dükkânlarla kahve, şekerli, şerbetli, hatta bolca kremalı içilmeye alışıldı. Aslında içilen kahve değil, bambaşka bir şey! Bakın, sade espresso’nun ve Türk kahvesinin fincanı 6 kalori. Peki süslü kahvelerde bu ne oluyor? Orta boylar için özetlersek, Mocha 344, Frappucino Mocha 331 kalori. Nasıl oluyor da bir bardak kahvede kalori 50 katı artıyor. Bunu içen, yağ bağlamamayı nasıl ümit ediyor?

Meyvenin Suyunu Çıkaranlar: Favori sağlıklı yaşam içeceğidir meyve suyu. Öyle değildir de öyle sanılır. Aslında bir öğünde yediğiniz 100g meyve yeter, fakat 100g meyve suyuyla doymazsınız. Bir portakal doyururken, 5 hatta daha fazla portakalın suyunu içersiniz. Sağlıklı posasını bir kenara bırakır, daha şekerli tarafını yutarsınız. Yani 100 gram meyveden 50 kalori alıp doyacakken, 300 gram meyve suyu içer, 150 kalori alırsınız. Kısacası, meyve suyunu küçük bardakta içmekte fayda var.

Bu tabloda nerede olduğunuzu biliyor musunuz?

 

 

İnsanlar biz kediler gibi değil. Genellikle yaşamak için yemiyor, yemek için yaşıyor. Doyunca durmuyor; erişebilirse, ne bulursa çatlayana kadar devam ediyor. Bunu hayat tarzı haline getirip, başka alanlarda da tüketmeyi, hayatının amacı yapıyor. Farkında değil… Bir yandan pastayı, diğer yandan ayvayı yiyor. Ben kedilerime, “yeterince ye, sonra dur,” dedim. Yapmazsan, yanından geçen bir yavru kedi “Anne, bu amca hamile mi?” diye sorarsa, bozulmak yok dedim.

Peki, sizler bu konuda neler yiyor, neler diyorsunuz? Geçin klavyeye, paylaşın bizimle.

“Light Mayt Derken Hamurabi Olmayın!” için 2 Yanıt

  • oya cakmak diyor ki:

    Merhabalar,

    Yazınızı cok beğendim gerçekten. Çok önemli bir konuyu, çok sürükleyici ve keyifli bir o kadar da çarpıcı anlatmışsınız. Önemsediğim ve bilgilenmeye calıştığım konu olduğu icin araştırmıştım bir zamanlar. Kan grubuna göre beslenme rejimi ve glisemik indekse göre beslenme bana mantıklı gelenler arasında. Detaylara girip sizleri bayıltmak istemem zaten hepimizin bildiği şeyler fakat özellikle kan grubuna göre beslenmenin benim icin ilginç bir kesif olduğunu söylemeliyim.

    Bir de özellikle doğru zamanda içilen suyun ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Sabah aç karnına içilen iki bardak suyun organizmayı hızlandırdığını, yemekten yarım saat önce içilen bir bardak suyun hazmı kolaylaştırdığını, yatmadan önce içilen bir bardak suyun kalp krizi riskini azalttığını öğrendikten sonra daha da keyifle ve bolca içiyorum suyu.

    Konuyu dağıtmamak icin kendimi tutacağım bu sefer fakat sağlıklı beslenme reçetesini de uyguladık diyelim ancak yediğimiz sebzelerin ne kadarı gercekten sağlıklı acaba? GDO’sundan kontrolsüz kullanılan her türlü tarım ilacına kadar yiyeceklerimizi kirleten bir sürü etken var maalesef. Belki başka bir gündemde paylaşılır…

    El özet; pankreasımızı krize sokmayacak sıklıkta, olabildiğince dengeli , ara sıra kaçamakların da olduğu bir beslenme rejimi, sanıyorum yeterince sağlıklı olur.

    Sağlık ile kalınız…

  • Seçil Kardeş diyor ki:

    Yazı gerçekten çok güzel bir yazı. Ellerine sağlık..

    Bazı zamanlar neden yemek yiyip neden içtiğimizi unutuyoruz. Sadece yaşamak için yiyoruz aslında. Çok garip. Bu kadar irade kontrolü yapmaya çalıştığımız bir şeyi kendi ellerimizle en gösterişli, en kalorili hale getiren ve sonuçlarına katlanan da insan.

    Takipçinim.

Yorum Yaz

        alpsaldamli.com Mobil Versiyon